• BIST 100
    115.140.23
  • USD
    15,90
  • EURO
    16,80
  • GRAM ALTIN
    942,56
  • ÇEYREK ALTIN
    1552,22
  • BITCOIN
    464068,23

Haber 38 Sayfa1

Haber38 Sayfa2

Haber38 Sayfa3

Haber38 Sayfa4

Haber38 Sayfa5

Haber38 Sayfa6

CİNSEL HAYATLA İLGİLİ KÖTÜLÜKLERİN BAŞINDA ZİNA GELİR.

Abdullah Şabanoğlu
CİNSEL HAYATLA İLGİLİ KÖTÜLÜKLERİN BAŞINDA ZİNA GELİR.
28 Mart 2022-16:24

CİNSEL HAYATLA İLGİLİ KÖTÜLÜKLERİN BAŞINDA ZİNA GELİR.

 

Zinanın “meşrû olmayan cinsel ilişki”  veya nikâhsız kadınla yapılan cinsel ilişki demektir. 

Kur’ân-ı Kerîm’de zina kelimesi beş âyette geçer.

Bunlardan birinde (el-İsrâ 17/32) zinaya yaklaşılmaması gerektiği, onun çirkin bir iş ve kötü bir yol olduğu bildirilir.

Zina gibi ağır günahlar âhiret hayatını mahveder.

 Bu sebeple bir hadiste

Dinî-ahlâkî erdemine ve iffetine güvenilen kimselerle evlenilmesi öğütlenmiş, bu ölçülere uyulmaması halinde yeryüzünde büyük fitne ve fesat çıkacağı uyarısında bulunulmuştur (İbnMâce, “Nikâḥ”, 46).

İslamın Zina ve Fuhuşa, Getirdiği Önleyici Hükümler Nelerdir?

Hadis, göz ve dille işlenen cinsel günahtan söz ederken zina kelimesinin mecâzi anlamda kullanımına da örnek teşkil eder.

Gözle kendisine helal olmayan birine şehvetle bakmak bile yasaklanmıştır.

”(Rasulüm) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır…”Nur suresi. 30)

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (Harama bakmaktan) korusunlar, namus ve iffetlerini esirgesinler.

Harama bakmak ve yaygın ahlâk kurallarına uymayan cinsel içerikli sözler söylemekle başlayan sürecin zinaya götürme ihtimalinin yüksekliğinden dolayı böyle bir ifade kullanılmış da olabilir.

Nitekim ilgili âyette, “Zina etmeyin” yerine, “Zinaya yaklaşmayın” denmesi (el-İsrâ 17/32), sadece zina fiilinin değil zinaya yol açacak davranışların da haram kılındığı şeklinde anlaşılmıştır.

Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler.

Başörtülerini yakalarının üzerine (kadar) örtsünler…”(Nur,  31)

Gizledikleri ziynetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar, hepiniz Allah’a tevbe edin ey mü’minler ki felâh bulabilesiniz.”  (Nûr; 31)

Bir hadislerinde Peygamberimiz (S.A.V) şöyle buyrumuştur

“Bir  üslümana, kendine nikâhı düşen bir kadının elini tutması, tokalaşması onun kafasına demir çivilerle dürtülmekten daha kötüdür ve tehlikelidir” buyurmışlardır.

Bu hadisle de sadece bakmanın değil dokunmanın da yasak olduğu bildirilmiştir.

Yine bir başka hadislerinde

Peygamberimiz (S.A.V)

“birbirine nikâhı düşen bir erkekle bir kadın kısa bir süre de olsa bile bir odada baş başa kalamazlar eğer kalırlarsa üçüncüleri şeytan olur” buyurmuşlardır.

Râgıb el-İsfahânî’ye göre Kur’ân-ı Kerîm’de zinanın kötülüğünden bahseden bir

Ayette onun küfürle (yani kâfirlikle aynı olduğu) (en-Nûr 24/3),

Başka bir âyette adam öldürme ile eşit tutuluyor.

"Ve onlar ki Allah’ın beraberinde diğer bir tanrıya duâ etmezler,

Allah’ın haram kıldığı nefsi haksız yerekatletlemezler ve zinâ yapmazlar, her kim de bunları yaparsa ağır cezaya çarpar."  (Furkân; 68)

Zina Suçunun Cezası.

İslâm öncesi dönemde Yahudilik’te zina edenin recmedilerek öldürülmesi hükmü bulunduğu, Hıristiyanlığın da Yahudiliğin devamı olduğu bilinmekteydi.

Peygamber’in Mâiz’erecm uygulamasıyla evlilik yapmamış kişi (muhsan olmayan) için yüz sopa hükmü âyet gereği sürdürülmüş, evlilik yapmış (muhsan) olan için de recm cezası hükmü sünnetle yerleşmiştir.

İlk düzenlemenin ardından bekârın bekârla zina cezası olarak yüz sopa ve sürgün, dulun dulla zinası için de yüz sopa ve recm cezalarını belirleyen hadis gelmiş (Buhârî, “Ḥudûd”, 21, 30; Müslim, “Ḥudûd”, 12),

Bekâr ve dul ayırımı yapılmadan zina eden kadın ve erkeğe yüz sopa vurulmasını emreden âyetnâzil olmuş (en-Nûr 24/2),

Diğer iki âyette de (en-Nûr 24/2-3) zina eden erkekle zina eden kadına yüzer sopa (celde) vurulması emredilir ve zina edenlerin ancak zina edenle veya bir müşrikle evlenebileceği vurgulanır.

Sürgün. Sürgün cezası, Hz. Peygamber’in hadislerinde sopa cezasına ilâveten uygulanacak bir ceza olarak ve bir yıllık sürgün şeklinde geçmektedir (Tirmizî, “Ḥudûd”, 11).

Kadının Miras Malı Olması

Kadın miras malı olarak, mirasçıları tarafından mal yerine bölüşülürdü, yani babası ölen bir erkek evlat isterse kendi analığını miras olarak alır ve evlenirdi.

 Kadının mirastan hiçbir hakkı yoktu çünkü kendi miras malıydı.

Kadın Sadece Tüketiciydi

Cahiliye toplum yapısında kadına karşı olumsuz bir bakış açısı vardı.

O, sadece tüketen bir üye idi.bu durumu ile ancak bir utanç vesilesi idi.

Araplar kadının hilebaz, intikamcı, dedikoducu olduğuna inanırlardı. Sözlerine itibar etmez, fikrini sormazdı.

Görüş ve aklının varlığını tartışırlardı.

Bu sebeple kız çocukları olduğu zaman utanıyor, onları istemiyorlardı.

"Halbuki onların birine dişi müjdelendiği vakit öfkesinden yüzü simsiyah oluyor."  (Nahl; 58)

“Birine kız doğduğuna dair haber gelse öfkelenir, çehresi bozulurdu. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenirdi.

Onu aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun, yoksa toprağa mı gömsün! Bakın ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür!” (Nahl 16/58-59)

“Onlardan biri Rahman’a isnat ettiği kız çocuğuyla müjdelenince hiddetlenerek yüzü simsiyah kesilir.”(Zuhruf 43/17)

0 Yorum:
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Copyright © 2022 Prasoft